ebruakin

Archive for Ekim 2007

>
Kadınbudu köfte deyince aklıma cuma günleri gelir.

Çalıştığı şirketlere, catering şirketlerinden yemek gelen arkadaşlar varsa ne demek istediğimi daha iyi anlarlar. 🙂

Bir de bu şirketlerin, hafta içinden kalma pilavları değerlendirmek için kadınbudu köfte yaptıkları ile ilgili bir şehir efsanesi vardır ki, tadını sevsem de, yerken köftelere hep şüphe ile bakmama neden olmuştur.

Aklımdaki bir diğer efsane de, ay çöreklerinin içindeki karışıma, bayatlamış pastane mamüllerinin konulduğu. Doğruluğu konusunda bilgisi olan varsa, bana mesaj yazarsa çok sevinirim. 🙂

Ben de kalmış pilavımı değerlendirmek için geçenlerde kadınbudu köfte yaptım!

Tarifi;
Malzemeler:
500 gr kıyma
1 adet kuru soğan
2 su bardağı pilav 🙂
1 yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
Yarım demet maydanoz
2 yemek kaşığı sıvı yağ

Bulamak için;
3 adet yumurta
1 su bardağı kadar un

Kızartmak için;
Sıvıyağ

Yapılışı:
-Kuru soğanı, rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Bir tavaya kıymanızın yarısını, rendelenmiş soğanı ve sıvı yağı koyup, kavurun.
-Hemen yoğurma kabınıza alın, sıcakken kıymanın kalanını ekleyin, kaşıkla karıştırın, ılınmasını bekleyin.
-Ilınınca pilav, yumurta, tuz ve karabiberi ekleyin. İyice yoğurun. (Pilav yoksa, aynı miktarda haşlanmış pirinç de ekleyebilirsiniz.)
-Vaktiniz varsa, köftenizi bu şekilde birkaç saat buzdolabında bekletin. Çıkarın ve ince ince kıydığınız maydanozu ekleyip, tekrar yoğurun. (Buzdolabında bekletmeniz şart değildir. Bekletirseniz daha lezzetli olur ve de soğuk hamura daha kolay şekil verebilirsiniz.)
-Hamurunuzdan fotoğraftaki büyüklükte parçalar koparıp, oval şekil verin. İçinin yeterince pişebilmesi için çok kalın olmamasına dikkat edin.
-Köftelerinizi önce una, sonra yumurtaya bulayın. Orta hararetteki ocakta, orta kızgın, bol yağda altın sarısı olana kadar , iki tarafını da kızartın. Çok kararmalarını beklemeyin. Bildiğimiz rengini bekleyince alıyorlar. Tavada o renk olana kadar bekletmeye çalışmayın. 🙂
(Çok kızgın yağda kızartırsanız aniden kızarıp, içlerinin pişmemesine neden olursunuz.)
-Kızaran köftelerinizi kağıt havlu üzerine alıp, fazla yağını süzdürün ve servis tabağınıza alın. Ilık servis edin.

Afiyet Olsun.

Reklamlar

>
Bu aralar çok sık kek yapıyorum.

Benim sevdiğim nemli kekler buzlukta saklamaya pek de uygun olmadığından, bu sefer, hem bugün bana uğrayan Özlem’ciğime ikram edeyim, hem de sürpriz misafirlerim için buzlukta saklayayım diye bu keki yaptım.

Diğer keklerimden daha kuru ama lezzetli bir kek oldu. Benim gibi, sık misafir ağırlayan biriyseniz buzlukta börek ve kek bulundurmanızı tavsiye ederim. 🙂

Malzemeler:
3 yumurta
2 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı hindistan cevizi
2 çay bardağı mısırözü yağı
1 su bardağı yoğurt
2,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Ayrıca;
Yarım su bardağı kuru meyve şekerlemesi
1 dolu dolu yemek kaşığı un

Yapılışı:
-Kuru meyve şekerlemesinin üzerine kaynar su dökün, 1o dakika bekletip, süzün. Bir kenarda bekletin.
-3 yumurta ve toz şekeri, derin çırpma kabında, mikserin yüksek ayarı ile 10 dakika çırpın.
-Yoğurt, hindistan cevizi ve sıvı yağı ekleyin. Biraz daha çırpın.
-Ayrı bir kaba unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyin karıştırın. Mikserin düşün hızında kek harcına ekleyin. Sadece karışacağı kadar çırpın, daha fazla değil.
-Süzülen meyve şekerlelerine, 1 yemek kaşığı unu ekleyin karıştırın.
-Daha sonra meyveleri kek harcına, tahta kaşıkla karıştırarak ekleyin.
-Kalıbınızı margarin ile iyice yağlayın. Harcı dökün.
-180 dereceye ısınmış fırınınıza verin. 40-50 dakika arası pişirin. Pişip pişmediğini anlamak için, kekinize kuru bıcak batırın. Temiz çıkıyorsa pişmiştir.
-Fırından çıkardığınız keki, oda sıcaklığında bekletin. Soğuyunca servis tabağınıza ters çevirerek çıkarın.

Afiyet Olsun.

>Minik Eller Mutfakta

Ne zaman kurabiye yapsam, oğlum mutlaka mutfağa gelir, kalıplarla, benimle beraber kurabiye kesmek ister. Deneyerek öğrenmenin önemine inandığımdan, hiçbir zaman bu tür isteklerini geri çevirmem. Mutfak oyunlarının kızlara uygun olduğu düşünülse de…

Yaptıklarımın doğru olduğunu, daha oğlum 1,5 yaşındayken gittiğimiz pedagogun, el becerilerinin çok gelişmiş olduğu ile ilgili sözleri kanıtlamış oluyordu. Kendine zarar verecek bir şey yapmıyorsa, bırakın ortalığı biraz dağıtsın, üzerini kirletsin. Sürekli ne yapması gerektiğini söylediğiniz çocuklarınızın, ileride kendine güvensiz ve kararsız bireyler olmaları çok muhtemeldir unutmayın.

Bu güzel etkinlik için Selen‘e teşekkürler ediyor, başarılar diliyorum.

Oğlum Güneş’in en çok sevdiği ve benim sürekli yaptığım, kendi uydurmam kurabiyelerin tarifini daha önce vermiştim. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.


Afiyet Olsun.

>Image Hosted by ImageShack.us

Bu ayın etkinliği Ye#27 Karadeniz Yemekleri’ne ev sahipliği yapan canım Yeşim‘ciğime kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

Gönül isterdi ki karadenizli biri olarak daha çok tarifle etkinliğe katılayım.
Ancak üst üste gelen aksilikler maalesef buna engel oldu.


Karadeniz yemekleri demek pratik yemekler demektir. Güney doğu mutfağı gibi saatler süren tarifleri azdır. Tüm bahar ve yaz aylarında tarla, fındıklık ve çaylıklarda çalışan karadeniz hanımları, pratik yemekler hazırlamak zorundadır. Çünkü vakitleri yoktur.

Sürekli yağmurlu ve nemli havası, bölgede yetişen sebze çeşitlerinin de az olmasına neden olur.

En çok yetiştirilen; mısır, kara lahana ve fasülyedir. Yeni yeni kivi de yetiştirilmektedir. Sahillerde balık çok olsada, dağ köylerinde balık sanıldığı kadar çok tüketilmez.

Bu yemek aslında fasülye turşusu ile yapılır, ancak turşu bulunmadığı durumlarda, benim yaptığım gibi, haşlanmış fasülye ile de yapabilirsiniz.

Malzemeler:
500 gr taze fasülye (veya fasülye turşusu)
4 diş sarımsak
4 yemek kaşığı sıvı yağ
1 adet kuru soğan
Tuz, su

Yapılışı:
-Fasülyelerinizi ayıklayıp, yıkayın. Üzerini 4-5 parmak geçecek kadar su koyup, yenebilecek hale gelene, yani iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın. Süzün, bir kenarda bekletin. (Turşu kullanıyorsanız, bu işlemi yapmayacaksınız.)
-Tencereye sıvı yağ ve minik minik doğradığınız kuru soğanı koyup, kavurun.
-Süzdüğünüz fasülyeleri avucunuzun içinde iyice sıkarak, kavrulan soğanların üzerine alın. Tuzunu ekleyin. (Turşu kullanıldığında tuz eklenmeyecektir. Turşunun kendi tuzu yeterlidir.)
-10 dakika kadar kavurun. Havanda ezdiğiniz sarımsakları ekleyin. 5 dakika daha kavurun. Yemeğiniz hazır.

Afiyet Olsun.

>Nemli ve bol meyveli kekleri çok severim.

Geçenlerde Migros’ta, Çitoğlu marka Kurutulmuş Meyve Şekeri görünce çok sevindim, hemen aldım. Bu meyvelerden en son Eminönü’ndeki kuruyemişçilerde görmüştüm. Uzun zamandır da oralara gitmek kısmet olmamıştı.

İlk denememi bir arkadaşın tarifinden yaptım, ama meyvelerini az buldum ve istediğim gibi nemli de olmadı.

İş başa düştü, biraz ordan biraz burdan, nemli ve bol meyveli bir kek elde ettim. 🙂

Siz de kekleri bu şekilde seviyorsanız mutlaka deneyin.


Malzemeler:
3 yumurta
2 su bardağı toz şeker
Yarım su bardağı mısırözü yağı
1 su bardağı yoğurt (ne çok katı, ne de sulu olacak)
1 çay bardağı portakal suyu (taze sıkılmış ve tel süzgeç ile süzülmüş)
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Ayrıca;
1 su bardağı kurutulmuş meyve
2 dolu dolu yemek kaşığı un

Yapılışı:
-Öncelikle kuru meyveleri, bir kaseye alıp üzerini geçecek kadar kaynamış su dökün. Bu şekilde 10 dakika bekletip, süzgeçe alın. Bir kenarda, süzülmesi için bekletin.
-Derince bir kek karıştırma kabında yumurtaları ve toz şekeri 10 dakika yüksek ayarda çırpın.
-Daha sonra yoğurt, taze sıkılmış ve süzülmüş portakal suyu, sıvı yağı ekleyin. Tekrar çırpın.
-Ayrı bir kaba unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyip, karıştırın. Bu karışımı mikserin düşük ayarıyla çırparak, yumurtalı karışıma ekleyin.
-Ayrı bir yerde süzülen kuru meyvelerinize, 2 dolu dolu yemek kaşığı unu ekleyin karıştırın.
-Kek harcını tahta kaşıkla karıştırarak, kuru meyvelerinizi ekleyin. Margarin ile iyice yağladığınız kalıbınıza dökün.
-Bekletmeden, daha önceden 180 dereceye ısıttığınız fırınınıza verin. 40-50 dakika pişirin. Pişip pişmediğini anlamak için, kekinize kuru bir bıçak batırın. Bıçak temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş, üzerine kek harcı bulaşmış çıkıyorsa, pişmemiştir. Pişme süresi fırınınıza göre değişebileceğinden ilk 40. dakikada kontrol edin. Eğer pişmemişse 5 dakikada bir bıçak testi ile kontrol etmeye devam edin.
-Kekinizi fırından çıkardıktan sonra, kalıbının içinde soğumasını bekleyin.
-Soğuyunca servis tabağınıza ters çevirip, üzerine pudra şekeri veya hindistan cevizi serperek servis edin.

Afiyet Olsun.

>
Bayram günü bu nerden çıktı demeyin. 🙂

Ne zamandır yapmaya niyetleniyor, fırsat bulup yapamıyordum ve aldığım soya filizleri de çöpe gidiyordu.

Bu akşam üzeri mutfağa girdim ve çabucak yapıverdim. Eğer noodle seviyorsanız, biraz paketindeki tariften, biraz kendimden uydurarak yaptığım tarifi denemenizi tavsiye ederim. Biz çok beğendik.

Malzemeler:
350 gr (1 paket) yumurtalı noodle
4 yemek kaşığı sıvı yağ
2 diş sarımsak
1 adet kuru soğan
1 adet büyük havuç (veya 2 küçük)
200 gr soya filizi
10 adet mantar
7 yemek kaşığı soya sosu
Tuz, su

Yapılışı:
-Soya filizlerini bir tabağa alıp üzerlerine kaynar su dökün. Bu şekilde bekletin.
-Sıvı yağı ve kabuklarını kazıyıp, yıkayıp, kibrit çöpü büyüklüğünde, jülyen doğradığınız havuçları, wok veya büyükçe çukur bir tavaya alın. 5 dakika kavurun.
-Sürenin sonunda tavanıza, küçük küçük kestiğiniz sarımsakları, piyazlık doğradığınız kuru soğanı ve temizleyip dilim dilim doğradığınız mantarları ekleyin. 10 dakika kadar pişirin.
-Bu arada ayrı bir tencerede su kaynatıp, tuz ekleyin. Noodlelarınızı kaynayan suya atıp, arada karıştırarak 6 dakika pişirin. Süzgeçe alın, soğuk sudan geçirin ve yine süzgeçte bir kenarda bekletin. (Bu işlemi en başta değil de, mantarlar pişerken yapmamızın nedeni, fazla beklemeden sosa bulanması ve hamur olmaması içindir.)
-Mantarları ve soğanları 10 dakika suyunu salıp, tekrar çekene kadar pişirdikten sonra, kaynar suda bekleyen soya filizlerini süzerek tavaya ekleyin.
-7 yemek kaşığı soya sosunu da tavaya koyun. Soya sosu tuzlu olduğundan, ayrıca tuz eklemeyebileceğiniz gibi, benim gibi 1 çay kaşığı kadar da ekleyebilirsiniz.
-Soya filizlerinin dirilikleri kaybolana kadar, yaklaşık 10 dakika sosunuzu pişirmeye devam edin.
-Daha sonra süzülen noodleları tavanıza koyup, yüksek ateşte karıştırarak, 2-3 dakika sosun heryerine dağılmasını sağlayın.
-Sıcak olarak servis edin.

Afiyet Olsun.

>
Ramazanın başında koca güllaç paketlerinden almış ancak denemeye fırsat bulamamıştım. Bu kadar kolay olduğunu bilsem çok daha önce denerdim. 🙂

İlk kez yapacağımdan, internetteki tariflere bakındım. Kimi sütü sıcak dökün diyor, kimi ılık. Kimi arasına birşey koymayın, bekleyince kararır diyor, kimi arasına da kuruyemiş koyuyor.

En sonunda, ufak değişikliklerle, güllaç paketinin üzerinde yazdığı şekilde yapmaya karar verdim. Şeker miktarı tam benim ağız tadıma göre oldu. Eşim de, ben de çok beğendik.

Ama bir daha misafir yokken güllaç yapmamaya karar verdim. Çünkü bu tatlı tadımlık yenmeli bence.

Malzemeler:
1 paket güllaç (13 yaprak)
3 lt süt
1 Kg toz şeker (5,5 su bardağı)
1 paket vanilya
3 su bardağı iri kıyılmış ceviz veya fındık
1 adet nar
Dilerseniz, 2 yemek kaşığı gül suyu

Yapılışı:
-Süt ve toz şekeri tencereye koyup kaynatın. Kaynamaya başlayınca altını kapatıp, vanilyayı ekleyin. Karıştırın. Ilınmasını bekleyin.
-İster güllaçların büyüklüğünde derince yuvarlak bir tepsi, isterseniz yine derince dikdörtgen fırın kapları kullanabilirsiniz. Ben 23×33 ebatlarında, 5 cm derinliğinde dikdörtgen bir teflon fırın kabı kullandım.
-Kabınızın tabanına bir kepçe kadar ılınmış şekerli süt dökün. Üzerine güllaç yapraklarından birini, parlak tarafı üste gelecek şekilde yerleştirin. Yuvarlak kap kullanıyorsanız olduğu gibi koyun, benim gibi dikdörtgen kap kullanıyorsanız da çok fazla ufalamadan, parçalar koparıp tepsinize yayın. Üzerine 2 kepçe kadar ılık şekerli süt gezdirin. Yaprakların yarısı bitene kadar aynı işleme her kata süt dökerek devam edin. Yarısı bitince 2 su bardağı kadar fındık veya cevizi serpiştirin. Kalan yapraklara da aynı işlemi uygulayın.
-Yapraklar bitince, gül suyu eklemek istemiyorsanız, kalan sütünüzün tamamını tepsinizin üzerine gezdirin. Yok gül sulu olsun istiyorsanız, kalan süte gül suyunu karıştırıp, güllacınızın üzerine dökün.
-Hazır olan güllacınızın oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Hemen servis etmeyecekseniz üzerini süslemeden buzdolabında bekletin. Servis edeceğiniz zaman üzerini, nar taneleri ve kalan 1 su bardağı fındık veya ceviz ile süsleyebilirsiniz. (Ben cevizin kararttığına dair yazılar okuduğumdan fındık kullandım.)
-Oda sıcaklığında süt bozulabileceğindan güllacınızı buzdolabında saklamalısınız.

Afiyet Olsun.