ebruakin

Archive for Mayıs 2008

>

Bloğumda ilk kez, bana mail ile ulaşan sevgili Sabriye Hanım’ın “Kasekuchen” tarifini yayınlıyorum.

Kendisi bana yaptığı cheesecake fotoğrafını word dosyası ile göndermiş. Ama onu bloğa yüklenebilir hale getirince biraz bozuldu maalesef.

İşte Sabriye Hanım’ın, tadanların çok beğendiğini söylediği Kasekuchen tarifi.

Malzemeler:

Hamuru:

200 gr.un

1 kabartma tozu

1 vanilya

75 gr.şeker

1 yumurta

75 gr.margarin

Üzeri için:

4 yumurta beyazı

4 yumurta sarısı

150 gr.toz şeker

1 vanilya

500 gr.süzme yoğurt

1 paket vanilyalı puding

1 kutu labne peyniri (200 gr)

Birkaç damla limon suyu

Yapılışı:

Hamur:

Bir kap içinde yumurta ile şeker çırpılır. Un ile kabartma tozunu, vanilya ile karıştırın.

Yumurta-şeker karışımına ilave edip, sert tereyağını küp küp doğrayıp ilave edin, pütürlü bir hamur elde edilecektir. (bazen hamurun toparlanması için birkaç kaşık buzlu su katıyorum)

Şeffaf folyoya sarıp, buzdolabında 30 dakika dinlendirin.

Bu arada kelepçeli kalıbı yağlayıp, unlayın. Dinlendirilmiş hamuru, tezgahta merdane ile açıp kalıba yerleştirin. (yanları 3 cm yüksek olmalı)

Buzdolabına koyup diğer işlemlere geçelim.

Üzeri İçin:

4 yumurta beyazını çırpıp, kar haline getirip buzdolabına koyalım.

4 adet yumurta sarısına 150 gr.toz şeker katıp, çırpalım.

Süzme yoğurdu koyup dikkatlice karıştıralım, bir kutu labne ilave edelim.

Bir paket vanilyalı pudingi toz halinde ilave edelim. Birkaç damla limon suyu ekleyelim.

Kar haline getirdiğimiz yumurta beyazını katlama yöntemi ile katalım. Kalıba dökelim.

180 derece ısıtılmış fırında 1 saate yakın pişirelim.

Afiyet Olsun.

Reklamlar

>Image Hosted by ImageShack.us

Okul hayatım ve çalışma hayatım boyunca hep, sabah uykusunu kahvaltı yapmaya tercih ettim.

Benim için kahvaltı sadece pazar sabahlarına ait bir öğündü ve mutlaka özel birşeyler yapılmalıydı.

İşten ayrılıp evde olmaya başladığımdan beri de her kahvaltıda özel tadlar hazırlamaya özen gösteriyordum. Ama bu özel tatlar genelde bol kalorili olduklarından, sürekli yendiklerinde yol, su olarak size geri dönüyorlar. Bu huyumdan çok şükür ki vazgeçtim, artık 4-5 zeytin, 1 dilim peynir, salatalık, domates ve 2 dilim tam ekmekten oluşan kahvaltılar yapabiliyorum. 🙂

Tam buna alışmaya çalışıyorken bu kahvaltı etkinliği eski alışkanlıklarımı hatırlatsa da, ben diyetimden vazgeçmiyorum. 🙂

Sevgili arkadaşım Mutfaktayımm Özlem’e başarılar diliyor, oğluma yumurta yedirebilmek için yaptığım denemelerden iki tanesi ile etkinliğe katılıyorum.

Diğer kahvaltı lezzetlerim için buraya tıklayabilirsiniz.

Malzemeler:
1 büyük dilim ekmek
1 adet yumurta
4 çay kaşığı tereyağı
Tuz

Yapılışı:
-Büyük ekmek diliminizin bir kenarını, yuvarlak kurabiye kalıbı veya bardak yardımı ile fotoğraftaki gibi kesin. Ekmeğin kabuğunun sağlam kalmasına dikkat edin.
-Ekmeğinizin her iki tarafını da birer çay kaşığı tereyağı ile yağlayın.
-Tabanı düz büyükçe bir teflon tavayı ocağına alıp, 1 çay kaşığı tereyağı ile hafifçe yağlayın. Isıtın.
-Ekmeğinizi dikkatlice tavaya yerleştirip, bir yüzünü kızartın. Diğer yüzünü çevirip, boş olan yere kalan 1 çay kaşığı tereyağını koyun. Eriyince ortasına yumurtanızı kırın. Üzerine 1 tutam tuz serpin. Tavanıza uygun bir kapağı üzerine kapatıp, altını kısın ve yumurtanız istediğiniz kıvama gelinceye kadar pişirin. Bir spatula yardımı ile dikkatlice tavadan alıp, servis tabağınıza koyun. Hemen sıcak sıcak servis edin.

Malzemeler:
2 yumurta
1 çay kaşığı tereyağı
Tuz
Süsleme için; Kırmızı biber, kabak, erişte veya evinizde her ne varsa; zeytin, domates vs…

Yapılışı:
-Yumurtaların aklarını ve sarılarını ayırın. Sarılarının dağılmamasına dikkat edin. (Ben, aklarını sızdırıp, sarılarını kabuklarının içinde bıraktım.)
-Tereyağını kapaklı bir teflon tavaya alın, eritin. Tavanın her tarafının yağlanmasını sağlayın.
-Yumurta aklarını çatalla çırpıp, tavanıza dökün. Kısık ateşte 30 saniye kadar pişirin.
-Yumurta sarılarını dikkatlice, gözlerin olabileceği yerlere yerleştirin. (Ben bunun için yumurta kabuklarından yardım aldım. :))
-Üzerine çok az tuz serpin. Tavanın kapağını kapatın.
-Sarıları istediğiniz kıvama gelene kadar, yine kısık ateşte pişirin.
-Sonra yumurtanızı, 2 spatula yardımı ile dikkatli bir şekilde, genişçe bir tabağa alın. Dilediğiniz şekilde süsleyin.

Afiyet Olsun.

>

Sevgili Derya‘nın ev sahipliğini yaptığı #34 Bulgur Ye Etkinliği’ne, en iddialı olduğum bulgur yemeği olan “Kısır” ile katılmak istedim.

Derya arkadaşımıza kolaylıklar ve başarılar diliyorum…

Malzemeler:
2 su bardağı köftelik ince bulgur
2 su bardağı kaynamış su
2 adet kuru soğan
2 tepeleme yemek kaşığı salça
4 yemek kaşığı sıvı yağ
4 dal yeşil soğan
Yarım demet maydanoz
6 yaprak taze nane (veya 1 tatlı kaşığı kuru nane)
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızı biber (acı sevmiyorsanız eklemeyin)
2 tatlı kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı tuz
1,5 limonun suyu
3 yemek kaşığı zeytinyağı
3 adet domates
1 adet salatalık
Dilerseniz servis için; marul yaprakları

Yapılışı:
-2 su bardağı bulguru genişçe bir kaba koyun. Taşlarını ayıklayın.
-2 su bardağı kaynamış suyu üzerine dökün, kabınızın üzerine, hava almayacak şekilde, bir kapak kapatın ve 15 dakika bu şekilde bekletin.
-Bu arada ince doğradığınız kuru soğanları ve 4 yemek kaşığı sıvı yağı tavaya alın. Soğanlar iyice yumuşayıncaya kadar, karıştırarak kavurun.
-Daha sonra tepeleme dolu 2 yemek kaşığı salçayı ekleyin. Salçanın çiğ kokusu geçinceye kadar 2-3 dakika pişirin.
-Sıcak sıcak, ocaktan aldığınız gibi, 15 dakika suda şişmiş bulgurların üzerine dökün. Bulgurların heryeri salça ile kırmızılaşana kadar karıştırın.
-Kırmızı biber, karabiber, nar ekşisi, limon suyu, tuz ve zeytinyağını ekleyin. İyice karıştırın. (Bu aşamada tadına bakın. Ağız tadınıza göre istediğiniz baharatları ekleyin.)
-İnce ince doğradığınız, yeşil soğan, maydanoz ve taze naneleri ekleyin. Karıştırın.
-En son olarak, küçük küpler halinde doğradığınız domatesleri ve salatalıkları ekleyin. Kısaca karıştırın. (Domatesleri ve salatalıkları, beklediklerinde su salıp kısırınızın kıvamını değiştireceklerinden, en son ekleyin.)
-Servis ederken, içine marul yaprakları döşediğiniz servis kasenizi de kullanabilirsiniz, küçük bir kaseye kısırınızı sıkıştırarak koyup, tabaklara ters de çevirebilirsiniz veya göbek marulun içine koyupta da sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

>
Berker’in pastası için bolca pastacı kreması hazırlamıştım.

Sonraki gün artan kremam yazık olmasın diye evdeki kedi dili bisküviler ile onu pasta haline getirdim.

Bütün halindeyken görüntüsü ve sonrasında da tadı süper olmasına rağmen, dilimlerken çok başarılı sonuç verdiğini söyleyemeyeceğim.

Bu tarifi kuplarda hazırlayarak veya kedi dili bisküvilerin kat sayısını artırarak daha iyi sonuç alabilirsiniz.

Tarifimi, Derya’dan Lezzetler arkadaşımızın ev sahipliğini yaptığı Porselen Demlik Çay Saati 23 Etkinliği için yayınlıyorum.

Sevgili Derya’ya daveti için teşekkürler ediyor ve başarılar diliyorum.

Yapılışı:
-Pek çok büyük markette bulabileceğiniz Balocco marka 200 gr’lık bir paket (24 adet) kedi dili bisküviyi aldım.
-Hazır pasta kremasını üzerindeki tarife göre hazırladım.
-Yayvan bir kaba bir parmak kadar soğuk süt koydum.
-18 cm çaplı kelepçeli kalıbın içini streç film ile kapladım.
-Bisküvilerin pastanın içine bakacak olan alt kısımlarını süte batırdım. (Bisküvilerin sadece yarısını, 1 veya 2 saniye tutmaya özen gösterin. Yoksa tamamen dağılırlar, pastanın çevresine dizemezsiniz.)
-İç kısımları süt ile ıslatılmış bisküvileri kelepçeli kalıbın çevresine dik olacak şekilde dizdim.
-3-4 kedi dili bisküvinin yine yarısını süte batırıp, kalıbın tabanına, ıslak kısımları pastanın içine bakacak şekilde, bir sıra halinde dizdim.
-Birkaç parmak kalınlığında kremayı bisküvilerin üzerine yayıp, dilimlediğim çilekleri de ekledim.
-Bu sefer tamamı süte batırılmış 3-4 kedi dili bisküviyi de dizip, kalan kremayı üzerine döktüm. Yine çilek dilimleriyle süsledim.
-Buzdolabında 3-4 saat bekletip, kelepçeli kalıptan çıkarıp, çevresine kurdele sardım ve dilimleyip servis ettim.

Afiyet Olsun.

>
Bu gördüğünüz, kardeşim Emel’in oğluşu Ahmet Berker’in yaş günü için yaptığım iki katlı 30 kişilik pastanın üst katının fotoğrafı.

Kalanı nerde diye sormayın. :)))))

Obez Winnie’nin modellemesi Emel’ciğime ait.

>
Karnabaharın tadını sever, ama haşlanırken eve yayınlan kokuya tahammül edemediğimden pek pişirmezdim.

Ta ki haşlama suyuna sirke ve bir dilim ekmek eklendiğinde hiç koku olmadığını öğrenene kadar…

Salçalı patatesli sıcak yemek olarak pişireceksem de, önce bu şekilde ayrı bir tencerede yarıya haşlayıp, yemeğe ekliyorum.

Belki koku sorununu gidermeyi bilmeyen arkadaşlar vardır diye de, diyet öğünlerimin vazgeçilmezi haşlanmış karnabahar tarifini bloğuma ekleyeyim dedim.

Malzemeler:
1 adet küçük boy karnabahar
2 yemek kaşığı sirke
1 dilim ekmek
3 su bardağı yoğurt
Çok az fesleğen veya kekik
Tuz, su

Yapılışı:
-Karnabaharınızın dip yapraklarını koparıp, temizleyin ve yıkayın. (Çiçeklerini değil!)
-Karnabaharın bütün olarak sığabileceği uygun büyüklükteki bir tencereye, karnabaharın üzerini kaplayacak kadar kaynar su, tuz ve sirke ekleyin.
-Karnabaharı çiçeklerine ayırmadan baş aşağı duracak şekilde tencereye yerleştirin. 1 dilim ekmeği kenarından suyun içine batırın.
-Orta hararetteki ocakta, istediğiniz dirilikte haşlayın.(Çatalla yeterince yumuşayıp yumuşamadığını kontrol edebilirsiniz.)
-Sonra süzgeçe alın.
-Karnabaharı çiçeklerine ayırıp, servis tabağınıza yerleştirin.
-Ayrı bir kasede yoğurdu karıştırın. Karnabaharların üzerine gezdirin.
-Arzunuza göre en üste çok az fesleğen veya kekik serpin. Fesleğenin çok olmamasına dikkat edin. (Fesleğen keskin tadı yüzünden yemeğinizi yenmez hale de getirebilir.)

Not: Balığın yanına çok yakışan karnabahar salatası hazırlamak için; karnabaharı aynı şekilde haşlayıp, süzgeçte soğutmalı ve sonra salata kasesine alıp, limon, zeytinyağı ve gerekiyorsa tuz ile tatlandırmalısınız.

Afiyet Olsun.

>

Canım arkadaşım Fatoş‘cuğumun ev sahipliğini yaptığı Porselen Demlik Çay Saati 22 Etkinliği’ne Patlıcanlı Kiş ile katılmak istedim.

Kendisine daveti için çok teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.

Malzemeler:
150 gr margarin
3 yumurta sarısı
1 silme tatlı kaşığı tuz
2/3 çay bardağı soğuk su (bir çay bardağından 2 parmak kadar az da diyebiliriz)
Aldığı kadar un (250 gr kadar)

İçi İçin:
2 adet orta boy bostan patlıcanı
1 yemek kaşığı tereyağı
1 dolu dolu yemek kaşığı un
1,5 çay bardağı süt
Karabiber, tuz

Üzeri İçin:
60 gr rendelenmiş taze kaşar peyniri

Yapılışı:
İç İçin;
-2 adet bostan patlıcanını ister fırında, ister ocak üstünde, isterseniz de benim gibi yine ocakta közlemeç ile közleyin.

-Elinizin dayanabileceği kadar sıcakken kabuklarını soyun. Suyunu elinizle sıkıp, bıçakla doğrayın.
-Tencereye 1 yemek kaşığı unu ve tereyağını koyun. 1-2 dakika un kokusu duyulana kadar kavurun.
-Yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak sütü ekleyin.
-Koyu muhallebi kıvamına gelince doğradığınız közlenmiş patlıcanları son kez suyunu sıkıp tencereye ekleyin. Az tuz ve karabiber de ekleyip, 1-2 dakika daha pişirin. İç harcımız hazır.

Hamur için;
-Hamur yoğurma kabına 200 gr kadar un koyup, oda sıcaklığındaki margarini ekleyin, karıştırın.
-Ortasını açıp su, yumurta sarıları ve tuzu ekleyip, karıştırın. Yoğurun. Toparlanan ama biraz da ele yapışan bir hamur elde edene kadar un ekleyin. (Eklediğimiz un yaklaşık 50 gr daha olacak)
-Hamuru streç film ile sarıp 10-15 dakika buzdolabının alt kısmında dinlendirin.

Kişi hazırlamak için;
Not:Kiş kalıbınız fotoğraftaki gibi altı çıkabilen bir kalıp olursa, kişinizi dağıtmadan kalıptan çıkarma konusunda çok rahat edersiniz.

-Dinlenen hamurunuzu margarin ile yağlanmış kiş kalıbınızın içine yerleştirip, bastırarak kalıba yayın. Kenarlarını yükseltin. Tabanına çatalla çentikler atın. Kalıbı bu haliyle buzlukta 10 dakika bekletin.

-Kişinizin içine alüminyum folyo veya tercihen yağlı kağıt yayın. Kenarlarını düzeltip, içine ağırlık yapması için nohut veya kuru fasülye gibi bir kuru baklagil doldurun. (Alüminyum folyo kullanmanızı çok tavsiye etmiyorum aslında, evde yağlı kağıt olmadığından kullandım. Alüminyum folyo pişirme işlemi sırasında kullanılırsa, yiyeceğe alüminyum geçebileceğine dair bir yazı okumuştum.)

-Kiş hamurunuzu bu şekilde önceden 180 dereceye ısıttığınız fırına verin. Kalıbın kenarından görünen hamur çok az pembeleşinceye kadar pişirin.
-Fırından çıkarın, kalıbın içindeki alüminyum folyoyu dikkatlice çıkarın. Kalıbı tekrar fırına verip, tartın alt kısmı da hafif kızarana kadar pişirmeye devam edin.
-Tabanı da piştiğinde içi için hazırladığımız patlıcanlı karışımı içine yayıp, üzerine kaşar peyniri serpin.
-Daha sonra kişinizin üzeri kızarıncaya kadar tekrar fırına verin.
Biraz uğraştırıcı da olsa, eğer lezzetini seviyorsanız eziyetine değer kişiniz hazır.
Afiyet Olsun.