ebruakin

Archive for Ağustos 2008

>

Son birkaç ay içinde eşimle iki kez, geçen perşembe günü de Özlem’ciğimle gittiğim Mehmet Usta Restaurant’tan bahsetmek istedim size.

Burası da manzarası yüzünden gidilesi, güler yüzlü çalışanları olan, ancak yemekleri orta karar bir lokanta. Ayrıca boğazdaki diğer balık lokantalarına göre fiyatları uygun da denebilir.

Web adresleri:
http://www.mehmetusta.com.tr/

Burgazada’da da şubeleri varmış. Ve manzara olarak gördüğünüz yer, Boğaz’ın Karadeniz çıkışı imiş.

Adresleri; Kireçburnu Cd. No:19 Sarıyer-İstanbul
Ancak bu adreste iki lokanta var. Alt kattaki Melisa Restaurant, üst kattaki Mehmet Usta Restaurant. Alt kattan manzarayı görmeniz zor, o yüzden üst kata çıkın bence. 🙂

>

Güneş’ciğim bu yaz Darüşşafaka’nın Yaz Okulu’na katıldı.

5 hafta boyunca hergün jimnastik, yüzme, basketbol ve tenis dersi aldılar.

Daha önce yuvaya bile gitmemiş olan oğlum için çok değişik bir tecrübe olduğunu söylemeliyim. Okuldan sonra çok daha sosyal ve kendine güvenli bir çocuk oldu.

Bloga henüz video yüklemeyi başaramadım. Ya bu özellikleri tam çalışmıyor, ya da yüklemeye çalıştığım video uzun geldi. Bunu başarabilirsem dönem sonu gösterilerini de ekleyeceğim.




Dönem sonu yüzme gösterilerinden.

Minik yüzücüm. 🙂

Dönem sonu gösterilerinde, oğlumun yaş gurubundaki öğrencilerle oluşturulan koro ile 10.yıl Marşı’nı okudurlar. Ne kadar duygulandığımı anlatamam.

Bu fotoğraflardakiler de tüm öğretmenler…

>

Umut, Güneş’in ilk park arkadaşlarından biri. Geçenlerde de 5. yaşına girdi.

Parti çok güzeldi. Tüm çocuklar Zoro Abi’leri ile çok eğlendiler.

Doğum günün kutlu olsun Umut’cuğum. Anne ve Babanla birlikte nice mutlu yaşlara…

>Sevgili Hanım İğnesi Ayla arkadaşım beni uzunca bir süre önce sobelemişti.

Kendisine çok çok teşekkürler ediyor, özürlerimle birlikte hemen cevaplarımı yayınlıyorum.

Ayla’cığım beni sobelediğinden beri yeni tarif eklemiyor bloğuna. Dilerim hamileliğinde herşey yolunda gidiyordur ve hatta kimbilir belki bebişini kucağına bile almıştır. 🙂

Bakalım kaç tanesi gerçek olacak!

Önce oğluşum ile ilgili dileklerim;
-Oğlum ömrü boyunca çok mutlu, huzurlu, başarılı, akıllı ve sağlıklı olsun. Savaşsız bir dünyada barış, bolluk ve refah içinde yaşasın.
-Güzel bir eğitim hayatı sürsün.
-Çok mutlu olacağı bir meslek sahibi olsun.
-Vatanına milletine hayırlı bir vatandaş, bizlere de hayırlı bir evlat olduğunu görmek kısmet olsun.
-Onu çok sevecek, onun da çok seveceği bir kızla evlensin. Mutlulukları bir ömür boyu sürsün. Hayırlı, güzel çocukları olsun.
-Allah oğluşumun acısını bana göstermesin. Hayatım boyunca onunla ilgili hep çok mutlu şeyler yaşayayım.

Ve evladımla ilgili bu dileklerim, hepimizin çocukları için de geçerli olsun.

Kendim için dileklerim;
-Ailemle birlikte çok mutlu, huzurlu, keyifli, sağlıklı bir ömür süreyim.
-Yeniden iş hayatıma döneyim. Çok mutlu olacağım bir işim olsun.
-İleride kendi işimin patronu olabileyim.
-Bana ait bir evim olsun.
-Daha çok insana yardım edebileyim.
-Yardım kuruluşlarında daha aktif çalışayım.
-Dünyayı gezebileyim.
-Birden fazla yabancı dil bileyim.
-Sağlıklı bir şekilde biraz daha kilo verebileyim.
-Arabamı değiştireyim.

Hemen yapabileceğim halde, neden yapmadığımı bilmediklerim!

-Almanca ve İngilizce kursuna gidebilirim.
-Tenise yeniden başlayabilirim.
-Fotoğrafçılık kursuna gidebilirim. (Ayla’cığım gibi :))
-Evimi taşıyabilirim.

Bir daha dünyaya gelsem ve seçme şansım olsa!

-Daha güzel sesim olmasını ve bir enstrüman çalabilmeyi isterdim.
-Bu kadar zoru ve sorumluluk almayı seven birisi olmamak isterdim.
-Bazen bencil olabilmeyi isterdim.
-Hamileliğimde 9 ay boyunca, doğumdan sonra da oğlum bir aylıkkenden itibaren çalışmak zorunda kalmamış olmak isterdim. Oğlumun bana en çok ihtiyacı olduğu aylarında yanında olmuş olmak isterdim. :(((

>

Bu yıl mayıs ayı sonunda gittiğimiz Simena Tatil Köyü’ndeki fotoğraflarımızı şimdi ekleyebiliyorum bloğuma.

Simena’ya ilk kez 2000 yılında gitmiş ve pek beğenmemiştik. Bu yıl tatile gitmeden bir gün önce rezervasyon yaptırmak zorunda olduğumuzdan, sadece orada yer bulabildik. ETS’nin yetkilileri de tesisin yenilendiğini ve memnun kalacağımızı düşündüklerini söyleyince, tamam dedik.

Geçen 8 yıl zarfında tesisin odaları yenilenmiş, bahçeleri yine çok güzel, ancak çalışanları ve yemeklerinin kötülüğü hiç değişmemiş maalesef.

Hayatımın rutini diyetlerle geçtiğinden, tatillerde kendime izin verir ve gittiğim yerin mutfağına da çok önem veririm. Bu yıl hayatımda ilk kez bir tatilden kilo almayıp, üstüne 1 kg da vererek döndüm.

Tatil Köyü’nde konaklayanların yüzde doksandokuzu Alman ve Rus olduğu için, personel, nasıl olsa kimse anlamıyor diye, inanılmaz bir rahatlıkla ve terbiyesizlikle konuşuyorlardı.

Rahatsızlığınızı ilettiğiniz yetkililerin de onlardan pek aşağı kaldığını söyleyemeyeceğim.

Eşim hem tatil yapıp, hem de Antalya’da çalıştığı, resmi kurumlarda işi olduğu için, konaklayanları kollarına takmak zorunda bıraktıkları renkli plastik şeyi kullanmak istemedi. Girişte bunu kabul etseler de, tesiste kaldığımız süre boyunca bu konuda uğramadığımız taciz kalmadı. Bu tacize son gün ETS’nin elemanı da dahil oldu.

Siz yine de benim için yemekler ve çalışanlar önemli değil, odalara, çevresine ve denize bakarım diyorsanız, gitmenizde hiçbir mahsur yok. 🙂

Her türlü olumsuzluğa rağmen bahçelerinin mükemmelliğini belirtmeden geçemeyeceğim. Çevreye ait, görülmeye değer fotoğrafları da sizlerle paylaşayım istedim.

Havuzun ilerideki kısmı çocuk havuzu, tam üzerine yerleştirdikleri kolonlarla, gün boyu yüksek sesle müzik yayını yapıp çocukların kulak sağlıklarını hiçe sayıyorlar.

Oğlum ve babası dubada.

Aslan oğlum dubadan dönüyor. 🙂

Odamız.

Çocuk parkı.

Restoran.

Oğlum kibritlerle adını yazdı. 🙂

>
28 cm çaplı yuvarlak kalıp için;

Malzemeler:
1,5 kg patates
3 adet havuç
10 adet kornişon turşu
1 kutu konserve mısır (1 su bardağı kadar)
1 çay bardağı zeytinyağı
Karabiber, kırmızı pul biber, tuz

Üzeri için;
2 su bardağı yoğurt
3 diş sarımsak
Tuz

Yarım demet dereotu

Yapılışı:
-Patateslerin kabuklarını soyup, küp küp doğrayın. Bir tencereye alıp, üzerini 3-4 parmak geçecek kadar su ekleyin ve patatesler iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın, süzün. (Suyunu çekerse sıcak su ekleyin.)
-Havuçların kabuklarını kazıyıp temizleyin ve rendeleyin.
-Haşlanmış patatesleri bir kaba alıp, ezici veya çatal yardımı ile iyice ezin. Sıcakken rendelenmiş havuçları ekleyip iyice karıştırın.
-Ağız tadınıza göre tuz, karabiber, kırmızı biber ve zeytinyağını ekleyip karıştırmaya devam edin.
-En son süzülmüş konserve mısırları ve minik küpler halinde doğradığınız kornişon turşuları ekleyin. Ezmeden karıştırın.
-Servis kabınızı hafifçe ıslatın. Patates ezmenizi bastırarak kaba alın.
-Ayrı bir kapta yoğurt, ezilmiş sarımsak ve çok az tuzu karıştırıp patateslerin üzerine yayın.
-Salatayı iyice soğutun. İnce kıyılmış dereotu serpip, dilimleyerek servis edin.

Afiyet olsun.

>

Dün akşam ani bir kararla Ferhat Göçer konserine gittik.

Güneş’in ilk konser deneyimi olması sebebiyle çok tedirgindim ama canım Oğlum sabırla ve arada da uyuyarak sonuna kadar dayandı.

Harika bir akşam geçirdik. Bunun için Özlem’ciğime ve sevgili Selma’ya çok teşekkürler ediyorum.

Ferhat Göçer’i canlı olarak ilk kez, 2 yıl önce Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında dinleme fırsatı bulmuştum.

Sahnede çok başarılı olduğunu söylemeliyim.

Bu akşam izlediğimiz de, aynı konser içinde pek çok farklı tarzdaki eseri dinleyebileceğimiz nadir performanslardan biriydi. Ayrıca vokalistine bayıldım…